Metaller ve ametaller konusuile ilgili araştırma yapanların işine yarayabilir . İnternetten yaptıgım çalışmlarınsonucunda bu bilgilere erişebildim. Sizinde işinize yararsa ne mutlu bize
Metal ve ametellere örnek vererek günlük hayatımızdaki önemi
Metal atomlarının temel özelliği, değerlik orbitallerinde "az sayıda" elektron bulunması ve bu elektronların da "son derece hareketli" olmasıdır. Metallerin fiziksel ve kimyasal özellikleri, işte bu "oynak" elektron yapısıyla açıklanabilir.
Metaller
Metalik özelliğin en çok gözleneni, ışığı yansıtıcılık yani parlaklıktır. Altın, bakır, bizmut, mangan gibi renkli birkaç metalin dışındaki metallerin yüzeyleri gümüş beyazı gibi parlaktır (4.1 Resim).
Metalik parlaklığın nedeni, metal yüzeyine düşen ışığın tüm bileşenlerinin yansıtılmasıdır. Metallerin çoğunun parlak görünmesi, onların elektron yapısında bir benzerlik olduğunu gösterir.
Metallerin diğer bir özgül davranışı, elektriği çok iyi iletmeleridir. Metallerin elektriksel iletkenliği sulu çözeltilerin (tuzlu su, asitlisu, bazlı su...) iletkenliğinden olağanüstü büyüktür. Buna göre metallerin iletkenliği ile çözeltilerin iletkenliği farklı taneciklerle olmaktadır. En iyi iletkenler bakır, gümüş ve altındır.
Metaller, ısı enerjisini de iyi ileten elementlerdir. Bir odada bulunan tahtaya ve metal eşyaya dokunduğunuzda ne hissettiğinizi düşününüz. Metal, daha soğuk gelir; çünkü elinizin sıcaklığını düşürür (ısı transferiyle).
Metaller, tel ve levha oluşturmak üzere işlenebilir (çekiçle dövülebilir). Örneğin tuz gibi kırılgan değildir.
Cıva dışındaki tüm metaller oda sıcaklığında katıdır. Cıva -390C'de erir. Erime ve kaynama noktası en yüksek olan element tungsten (wolfram)dır. Erime noktası 34100C, kaynama noktası 56600C'tur.
Metaller, kendi aralarında alaşım denen metalik katılar oluşturur. 4.2 Resimde bakır ve kalaydan oluşan bronz bir heykel görüyorsunuz. Çelik denen alaşım, saf demire az miktarda karbon ve az miktarda nikel veya mangan katılarak; pirinç denen alaşım saf bakıra yarısı kadar çinko eklenerek oluşturulur. Metallerin ve ametallerin özellikleri 4.1 Tabloda verilmiştir. 4.2 RESİM
Bronzdan bir hayvan figürü.
Horoztepe'de (Tokat) bulunmuştur. İÖ 2100'e tarihleniyor. (Boston Sanat ve Kültür Müzesi).
Ametaller
Bu elementler, hidrojen (H2), karbon (C), azot (N2), oksijen (O2), flor (F2), klor (Cl2) brom (Br2), iyot (I2), fosfor (P4), kükürt (S8), selenyum (Se) ve soy gazlar (He, Ne, Ar, Kr, Xe, Rn) dır. Soy gazlar, ametallerin özel bir ailesidir. Çünkü soy gazlar, bileşik oluşturma gücü çok düşük elementlerdir. Bugüne dek yalnızca kripton ve ksenonun florla ve oksijenle yaptığı bileşikler elde edilebilmiştir.
Ametallerin özellikleri, önemli ölçüde metalik özelliklerin karşıtıdır. Görünüşleri mattır. Bu da üzerlerine düşen beyaz ışığın bazı renklerini yansıttığını, bazılarını da soğurduğunu gösterir. Maddelerin rengi, yansıttığı ışığın rengidir.
Ametaller, elektriği ve ısıyı iyi iletmez. Bunun tek istisnası, karbonun bir allotropu olan grafittir. Kurşun kalemlerinizin içi büyük ölçüde grafit içerir. 4.3 Resimde karbonun iki allotropu olan grafit ve elmas; 4.4 Resimde ise karbonun başka bir allotropu karbon-60 molekülü görülüyor.
60 karbon atomundan oluşankarbonun yeni bir allotropu (Karbon-60 molekülü 1985'tekeşfedilmiştir. Örgü noktalarındaki karbon atomları, bir futbol topu üzerindeki beşgen ve altıgen köşelerindeki noktalara karşılıktır.)
Ametallerin çoğu moleküler yapılıdır. Oda koşullarında yalnızca brom sıvı, iyot, fosfor, kükürt ve karbon katı, diğerleri gaz halindedir.
Soy gazlar dışındaki ametaller elektron alma eğilimi, verme eğiliminden yüksek elementlerdir. Bu nedenle metallerden elektron alarak iyonik bileşikleri, kendi aralarında ise elektron ortaklığı yaparak moleküler bileşikleri oluşturur. Hidrojen klorür (HCl), hidrojen sülfür (H2S), metan (CH4) gibi...
Elementlerin periyodik sistemi, 1869'da bulundu.Atomların çekirdeklerinde proton ve nötron bulunduğunu biliyoruz. Proton ve nötronlara, "çekirdeği oluşturanlar" demek olan "nükleonlar" da denir. Belirli bir elementin bütün atomlarında aynı sayıda proton bulunduğunu; ama nötron sayısının farklı olabileceğini biliyoruz. Yine protonun birim pozitif yükte, elektronun birim negatif yükte ve nötronun da yüksüz olduğunu anımsayalım. Bir atomun çekirdeğindeki proton sayısına, atom numarası (Z) denir. Atom numarası, aynı zamanda o atomun elektron sayısını ve o atomun hangi elemente ait olduğunu bildirir. Atom yüksüz (nötr) iken proton sayısının elektron sayısına eşit olması gerekiyor ve atomun kimyasal özelliklerini, atom numarası belirliyor. Kimyasal özellikler, atomların elektronları arasındaki ilişkilerin ifadesidir; yani elektronların alış verişi ve ortak kullanımıdır.
Aynı elemente ait atom çekirdeklerinde, proton sayıları aynıdır;ama bu atomlarda nötron sayıları farklı olabilir. Aynı elemente ait farklı kütleli böyle atomlara o elementin izotopları denir. Doğadaki elementlerin büyük çoğunluğu, birden fazla izotop içerir. Çekirdekteki proton ve nötron sayılarının toplamına, kütle numarası (A) denir ve herhangi bir izotop genellikle; simgesinin sol alt tarafında atom, sol üst tarafında da kütle numarası indisleriyle gösterilir. Kütle numarası terimi, atom kütlesinin çok büyük çoğunluğunun atom çekirdeğinde yani proton ve nötronlarda bulunduğunu belirtmesi anlamında önemlidir. Bilindiği gibi bir proton ile bir nötron kütlesi hemen hemen birbirine eşit (nötronunki azıcık fazla) ve bunların her biri yaklaşık 1840 elektron kütlesi kadardır!


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumlarınızı aşağıdan yorumlama biçimi yazan yerden Anonim'i seçip yazabilirsiniz ;)